9 Şubat 2012 Perşembe

İnişler,Çıkışlar ve Fırsatlar


İnsanlar hayatlarında inişleri de, çıkışları da sık sık yaşarlar. Önemli olan inişlerde tekrar çıkabileceğini, çıkışlarda da her an düşebileceğini bilmektir.İnişlerde umudu kaybetmemek, çıkışlarda ise böbürlenmemektir.
Ben de bu iniş ve çıkışları çok sık yaşadım. Düşüşlerimin hızını yavaşlatan da, tekrar beni yukarı çıkartan da hep aynı şey oldu. Olumlu Düşünmek ve İnancımı Kaybetmemek.
Allah bir insanın rızkını ancak eceli geldiğinde kesermiş. Bu sözü ilk duyduğumda bana çok şey ifade etmişti. Yeni başlangıçlar yapmamı ve yılmamam gerektiğini hatırlatmıştı. Muhakkak ki, Allah vericidir ama biz verdiklerini görebiliyor muyuz?
Ben yeterince görmediğimi çok sonradan fark ettim. Aslında benim önümü açacak fırsatların sunulduğunu ama benim anlamadığımı şimdilerde idrak ediyorum.
Sanırım bu fırsatları görmek bakış açısı ile alakalı. Hayatı, bize fırsatlar sunan bir cennet olarak düşünürsek farklı görüyoruz, bize sorun çıkaran bir cehennem olarak düşünürsek ise çok farklı.
Bugünden itibaren hayatı, Fırsatlar Cenneti olarak tanımlayıp, bütün fırsatları görmek için çalışacağım. Umarım siz de görürsünüz.

Saygılar

28 Kasım 2011 Pazartesi

Mobil Oyun


Akıllı telefonların ve tablet bilgisayarların yaygınlaşması ile, mobil oyun sektörü çok hızlı bir şekilde büyümeye devam ediyor. Oyunlar artık oyun olmaktan çıktı ve çok ciddi bir pazarlama mecrası haline geldi.
Şirketler ulaşamadıkları müşteri tipine bile, bu oyunlar sayesinde ulaşabilir oldu. Zaten bu pazarın ne kadar önemli olduğu, öngörülen cirolardan da belli oluyor. Oyun sektöründe geçen seneki ciro 67 milyar dolarmış ve bu sene sonunda da 74 milyar dolar olması bekleniyormuş. 2015 yılına kadarsa 112 milyar dolara ulaşması bekleniyormuş.
Durum böyleyken bu pastadan pay alması gereken Türk şirketlerinin çıkacağını düşünüyorum. Nitekim, değerini çok kısa bir sürede 70 milyon dolara çıkaran Peak Games firması, bu pastadan en çok yararlanan Türk firması. Şu anda 80 kadar çalışanı varmış ve de yıl sonuna kadar bu sayının 100 olması bekleniyormuş.
Daha güçlü bir Türkiye için, ülkemizden daha çok teknogirişim çıkmasını temenni ediyorum.

24 Kasım 2011 Perşembe

Milli Futbol Takımımız ve Abdullah Avcı


Milli takımımızın Avrupa Şampiyonasına katılamamasının arkasında bir çok unsur olabilir, bir çok bahane üretilebilir ama bence başarısızlığın arkasındaki en büyük sebep, bizimle aynı milli duyguları paylaşmayan bir teknik direktörün başımızda olmasıydı.
Milli bir sporcu olarak, mücadeleye başlamadan önce ülkem adına neler hissettiğimi, milliyetçi duygularımın nasıl kabardığını, istiklal marşını söylemeye başladığımda gözlerimden nasıl yaşlar geldiğini, mücadeleyi kaybettiğimde nasıl utandığımı çok iyi hatırlıyorum. Yabancı birisininse bu duyguları hissetmesi imkansız. Ben amatör branşlardan korfbol branşının milli sporcusuyum ve bizim hocamızda yabancı. Ama yabancı bir antrenörün başımızda olmasının sebebi, gelişmeye çalışan ve çok az kişi tarafından bilinen bir spor dalı olması. Futbolda ise, ülkemizde çok iyi bilinen ve profesyonelce yönetilen bir branş olması sebebiyle bir çok başarılı antrenöre sahibiz.
Dolayısıyla, yerli bir teknik direktörün başa getirilmesi bence en doğru karardır. Abdullah Avcıya yeni görevinde başarılar diliyorum

23 Kasım 2011 Çarşamba

Bedelli Askerlik


Yıllarca beklenen, ha çıktı ha çıkacak denilen bedelli askerlik nihayet çıkıyor. Kimine göre yaş sınırı yüksek, kimine göre düşük, kimine göre bedeli yüksek, kimine göre az, kimine göre de çıkmamalı.
Sonuç itibariyle bu yasa çıkıyor ama benim düşünceme göre de, herkesi aynı kefeye koyup zenginle fakiri bir tutmak yanlış olacak. Yani parası olan cebinden parasını çıkarıp keyifle verecek, parası olmayıp yararlanmak isteyenler ise bir sürü borç yükünün altına girip ömür boyu sürünecek.
Fakiri korumak için seçimlerden önce ortaya atılan modelin daha doğru olduğunu düşünüyorum.
Hangi partinin önerdiği değil, önerilen şeyin halkın yararına olup olmadığı önemli bence.
Zaten muhalefet ve hükümet arasındaki ilişkiyi anlayabilmiş değilim. Benim bildiğim birbirlerini tamamlamak için varlar ama ülkemizde durum biraz farklı.

18 Kasım 2011 Cuma

Kosgeb Destekleri


Bugün, Kosgeb tarafından verilen ve her girişimcinin faydalanması gereken, uygulamalı girişimcilik eğitimine katıldım.
Eğitimin ilk günü çok güzel geçti fakat öğrendiğim bazı şeyler beni gerçekten üzdü.
Küçük ve orta ölçekli işletmelerin verimliliğini arttırmak, sürekliliğine yardımcı olmak ve destek olmak gibi amaçlarla kurulmuş olan Kosgeb'in vermiş olduğu bir çok destek var ve bu desteklere her işletme kolayca başvurabilir.
İşin enteresan yanı, insanların bu sermaye kaynaklarının varlığından haberdar olmadığını veya haberi olmasına rağmen bu desteğin verilmeyeceğine inandığını öğrenmem oldu.
Devletimizin sunduğu bu mükemmel ve girişim yapmaya teşvik eden imkanlardan yeterince faydalanmamamız, hala eğitim konusunda çok eksik olduğumuzun bir göstergesi gibi geliyor bana.
Acaba gerçekten haberleri yok mu diye kendi çevremde küçük bir araştırma yapmaya karar verdim ve elde ettiğim sonuç şu oldu;
1- İnsanlar araştırmıyor.
2- Öyle ya da böyle, bu desteklerden haberdar ama verileceğine inanmıyor.
3- Kağıt üzerinde yapılacak işlemlerin çok uzun olduğunu düşünüyor ve üşeniyor.
4- Verileceğini bilse bile boş veriyor. Ben kendime yeterim diyor.

İnsanlar neden refah seviyelerini arttırmak veya kendilerini geliştirmek istemiyor bir türlü anlamadım. Anlayan varsa bana anlatırsa sevinirim.

Saygılar

Girişimcilik Haftası


Bildiğiniz gibi bu hafta Girişimcilik Haftasıydı ve ardı ardına bir çok girişimcilik etkinliği yapıldı. Kendimi ve çevremi geliştirdiğim bu hafta boyunca çok güzel insanlarla tanıştım. İş hayatına bakış açımı değiştiren hikayeler dinledim ve vizyonumu genişleten fikirler gördüm.
Şimdiye kadar yaşamadığım kadar hareketli bir iletişim ortamındaydım ve böyle etkinliklerin ne kadar faydalı işbirliklerine yol açtığına şahit oldum.
Girişimciliğin kelime anlamının, fazlasıyla hakkını vermiş insanlarla konuştum ve deneyimlerine ortak oldum.
İş fırsatlarının havada uçuştuğu bu etkinliklerden birine katılmadıysanız çok şey kaçırdınız demektir. Ben elimden geldiğince çok katılım yapmaya çalıştım ve sonuç olarak çok şey kazandım.
İnsanlığın faydası için çalışan meslek ve sivil toplum kuruluşlarına, özellikle Tügiad, TOBB, Kosgeb ve ETohum'a ortaya çıkardıkları katma değer için çok teşekkür ediyorum.

14 Kasım 2011 Pazartesi

Otobüsten indim BMW'ye bindim


Bana çok uzun gibi gelen bir haftalık bekleyişten sonra, Baybars Altuntaş'ın merakla beklediğim kitabına kavuştum.
Daha önce bir sinema filminin ya da bilgisayar oyununun çıkmasını heyecanla beklediğim oldu ama bir kitabın çıkmasını ilk defa bekledim.
Bu heyecanlı bekleyişe değecek mi diye düşünürken, kitabı okumaya başladığım andan itibaren Baybars Altuntaş'ın hikayesini yaşamaya başladım. Öyle kaptırarak okudum ki, sabah saat 10 da satın aldığım kitabı, öğlen saat 2 de bitirdim. Kitap bittiğinde ise gerçekten bittiğine üzüldüm.
Kitabı satın almanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Küçücük bir parayla, koskoca dersler alacak ve hayatınıza yön verecek önemli tavsiyelerle karşılaşacaksınız.
Anlatım tarzı ve hikayesi, abartısız ve sempatik ama bir o kadar da şaşırtıcıydı. Kitapta yazanları anlatmak istemiyorum, sadece bu kitabın herkese çok yararlı olacağına kefil olduğumu belirtmek isterim. Bu önemli eserin bana kazandırdığı çok şey olduğuna inanıyorum ve Baybars Altuntaş'a girişimcilere verdiği destekten dolayı teşekkür ediyorum.

Not: Baybars Altuntaş imza günü 19 Kasım da Tüyapta

9 Kasım 2011 Çarşamba

Acun Medya


İlk muhabirlik yıllarından beri ilgiyle izlediğim ve eğlenerek seyrettiğim Acun Ilıcalı, öylesine hızla yükseldi ve öyle güzel projelere imza attı ki, kıskanmamak elde değil.
Bütün sempatisi ve şeytan tüyü ile kötü olaylardan sıyrılmayı başaran Acun, yaptığı her proje ile kendisini bize biraz daha yaklaştırdı ve sempatisini arttırdı. Zaman zaman karşımıza çıktığı sosyal sorumluluk projeleriyle de bu sempatiyi iyice perçinledi.
En son projesi "O Ses Türkiye" ise bugüne kadar yapılmış olan müzik yarışmalarını kalitesiyle geride bırakıp ön plana çıkmayı başardı. Açıkçası ben, ülkemizde bu kadar güzel sesli ve dünya standartlarında şarkıcı olduğunu görünce şoke oldum.
Daha önceki projeleriyle de bir çok sanatçı çıkarmayı başaran Acun Ilıcalı'ya, ülkemizdeki yetenekleri açığa çıkarıp kaybolmamalarını sağladığı için ayrıca teşekkür etmemiz lazım. Hele ki gençlerin kendini gerçekleştirme imkanı bulamadığı ülkemizde bu çok önemli bir şey benim için.
Gelecekteki projeleri için de şimdiden başarılar dilerim.

4 Kasım 2011 Cuma

İnternet Girişimleri

Dijital dünyadaki şirketlerin yükselişi hız kesmeden devam ediyor. Zamanında rüzgarı arkasına alanlarla, yeni bir boşluk yakalayıp kendi rüzgarını estirmeye çalışanlar sürekli ileri adım atıyor.
Henüz bir internet girişimim olmadı ama bu olmayacak anlamına gelmiyor,mutlaka e-ticarete giriş yapacağım. Şimdiye kadar gözlemlediğim en önemli şey internetin ne kadar güçlü olduğu ve sıfırdaki insanları nasıl zirveye taşıyabildiği.
Birazcık bile girişimci ruhu taşıyorsanız, denememek için hiçbir sebep olmadığını düşünüyorum. İnternet sitesi yapmak ve yayınlamak eskisi gibi maliyetli değil ve size uyuyorsa hazır şablonlar kullanarak maliyetleri oldukça azaltabilirsiniz.
Dükkanınızın önünden geçmesi muhtemel bin kişi yerine, internet sitenize uğrayabilecek milyonları düşünmek bana çok mantıklı geliyor.
Siz nasıl düşünürsünüz bilmem.

3 Kasım 2011 Perşembe

Girişimcilik Kulübü.com


Uzun süredir faaliyete geçirmeyi planladığım ve girişimciler için bir buluşma noktası olmasını umut ettiğim www.girisimcilikkulubu.com internet sitesi çok yakında yayına girecektir.
Bol bol beyin fırtınalarının kopması ve faydalı tanışmalar yaşanmasını diliyorum.

Bu güzel paylaşım platformu için biraz daha beklemenizi rica ediyorum.
Saygılar

Girişimciler için çok önemli bir kaynak


Eğer bir iş fikriniz varsa ve girişimciyseniz, hayranı olduğum ve en kısa sürede tanışmaya kararlı olduğum Baybars Altuntaş' ın, Etohum katılımcılarına yapmış olduğu sunumu mutlaka izlemelisiniz.

Üniversiteler Fikir Merkezi Olmalı


Geç de olsa başlamış olduğum üniversite eğitimimi henüz bitirmişken, üniversitede olmasını istediğim bir şeyden bahsetmek istiyorum.
Öncelikle, ezber kültürü ile yetiştiğimiz toplumumuzda farklılık yaratacak ve ezberleri bozacak çalışmaların ortaya çıkacağı "Fikir ve Proje Üretme Platformları" kurulması gerektiğini düşünüyorum.
Bu platformlar, beyni üretmek için çalışan profesyoneller yetiştirmemiz için güzel bir fırsat olacaktır. Üstelik minimum maliyet ile maksimum faydanın ortaya çıkacağı aşikardır.
Bahsettiğim platformlar için öğrencilerin bir araya geleceği ve sadece fikir ve proje üretmek için tahsis edilecek bir oda yeterlidir. Eğer oda açılamıyorsa, kampüs bahçesine yerleştirilecek basit bir prefabrik yapı bile yeterli olacaktır.
Burada önemli olan, öğrencilerin üretmesi için adres gösterilmesi ve beyin fırtınalarından ortaya çıkacak güzel fikir ve projelerin gerçekleşmesine destek verilmesidir.
Sonuç olarak öğrencilerden kendilerini gerçekleştirmeleri bekleniyorsa, öğrencilere de kendilerini gerçekleştirecekleri alanları ve imkanları sağlamak gerekir.
Küçük yönlendirmelerle büyük işler başaracak bir gençliğe sahibiz ve bu platformlar, gelişen rekabet dünyasında, gençleri öne çıkaracak bir fırsat olacaktır.

28 Ekim 2011 Cuma

Hayalleri Gerçekleştirmek


Kimisi konuşarak, kimisi susarak, kimisi de yazarak kendini ifade etmeyi sever. Ben oldum olası yazmayı sevdim. Şimdilerde daha fazla açığa çıkarıyorum ama hep sevdim.
Lise yıllarında, babamın bana aldığı ilk bilgisayarda başladığım bir roman aklıma geldi az önce. Polisiye ve aksiyon unsurları barındıran ve sürekli insanı merakta bırakan sürükleyici bir roman olacaktı. Olacaktı diyorum çünkü, yaklaşık yetmiş sayfa kadar yazdıktan sonra bilgisayarım çökmüş ve ilk romanımı kurtaramamıştım.

Çok iyi hatırlıyorum, kurtaramadığıma o kadar çok üzülmüştüm ki, adeta depresyona girmiştim. Romanımı o noktaya getirene kadar iki ay büyük bir hevesle uğraşmış ve karşılığını alamamıştım. Sonunu getiremedim yazdıklarımın. Tekrar yazmak istedim. Hikaye kafamdaydı ama ne kadar başlamak istesem de elim bir türlü gitmedi klavyenin tuşlarına.
O günden sonra iki koca sene hiçbir şey yazamadım üzüntüden. Sonradan yazdıklarımsa hep projeler ve fikirler oldu.

O denememin üzerinden on üç, on dört yıl geçmiştir. Belki çok uzun bir süre ama içimde tekrar yazma tutkusu ortaya çıktı ve kafamda kurduğum bambaşka bir hikayeyi yazmaya başladım.

Umarım hayallerimden biri olan yazarlık tutkusunu mutlu sonla noktalandırır ve çok iyi bir eser meydana getiririm.

26 Ekim 2011 Çarşamba

Etohum

Hiç kendi şirketiniz olmasını hayal ettiniz mi? Hayata farklılıklar getirmek için uğraştınız mı? Nasıl daha verimli olurum ve nasıl para kazanırım diye düşündünüz mü?
Elbetteki bunları düşünen sayısız insan vardır ama düşündüklerini uygulayabilen insan sayısı azdır.
Bilmeyenler için anlatmayı bir borç bilirim. Etohum adında, girişimci ruhu ve güzel fikirleri olan insanları buluşturan ve sadece buluşturmakla kalmayıp, onlara destek veren, düşündüklerini bir an önce gerçekleştirmeleri için onlara yardım eden bir oluşum var. Daha detaylı bilgileri www.etohum.com adresinden edinebilirsiniz.

Benim söylemek istediğim şey, eğer girişimci olmak istiyorsanız, muhakkak bu oluşumun bir etkinliğine katılmalısınız. Tamamen ücretsiz olan ve katılımcılara katma değer üretmek için uğraşan bu oluşumu, özellikle üniversiteye yeni başlayanlar için tavsiye ediyorum. Üniversitede öğrendiklerinizi, bu toplantılara giderek değişecek olan bakış açınızla birleştirerek, ülkemize çok faydalı girişimler elde edebileceğinizi biliyorum.

Bana, çok şey öğrettiğini düşündüğüm Etohum oluşumuna sonsuz teşekkürler ediyorum.

Yeni Blog Hakkında

Aslında daha önceleri çok önemli bir iş olarak görmediğim blog yazarlığı, şimdi gözüme çok daha ciddi ve önemli gelmeye başladı.

Zaten şirketlerin verdikleri iş ilanlarına baktığımızda, sosyal medya yöneticisi ünvanıyla eleman arayan şirketlerin gittikçe fazlalaştığını ve aranan kişilerden, blog yazarlığı konusunda deneyim sahibi olmaları beklendiğini görüyoruz.

Biraz bu sebepten, biraz da içimde kalan yazma tutkumdan dolayı, düzenli olarak yazacağım bir blog oluşturmaya karar verdim.

Bu blog ile, gözlemlerimi, duygularımı, hayallerimi, ideallerimi, projelerimi vs. anlatmayı ve bir kişiye de olsa faydalı olabilmeyi umut ediyorum.

Yorumlarınız ve fikirlerinizle bana yardımcı olabilir ve blogumun bir parçası olabilirsiniz. Şimdiden herkese teşekkür ederim.